top of page

Kamu Kaynaklarının Kamulaştırma İşlemlerinde Kullanımı: Torbalı Belediyesi’nin Kararının İdare Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

1. Giriş

Kamulaştırma, idarenin kamu hizmetlerini etkin şekilde yürütebilmesi amacıyla özel mülkiyetteki taşınmazları, bedeli ödenmek suretiyle veya mülkiyet değişimini gerektiren diğer yollarla mülkiyetine geçirmesi işlemidir. Bu süreç, Türkiye'de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine tabi olarak gerçekleştirilir. Ancak kamulaştırma yetkisi, kamu kaynaklarının sınırlılığı ve mali disiplini gereği yalnızca zorunlu hallerde ve ölçülü bir şekilde kullanılmalıdır. Torbalı Belediyesi’nin 04.09.2024 tarihli kararıyla, Ayrancılar Mahallesi’nde bulunan bir taşınmazın kamulaştırılmasına yönelik alınan karar, idare hukuku ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından bazı hukuki sorunları barındırmaktadır.

Bu makalede, söz konusu kararın kamu kaynaklarının yanlış harcanması boyutuyla ele alınmasının yanı sıra, idare hukuku açısından hukuki değerlendirilmesi yapılacaktır.

2. Kamu Kaynaklarının Etkin ve Verimli Kullanımı

2.1. Anayasal İlkeler Çerçevesinde Kamu Kaynakları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi, devletin "sosyal hukuk devleti" ilkesini vurgular. Sosyal hukuk devleti anlayışı, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve amaca uygun bir şekilde kullanılmasını gerektirir. Aynı zamanda Anayasa’nın 127. maddesi uyarınca yerel yönetimlerin, kaynaklarını yerel ve kamusal ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullanması zorunludur.

2.2. Torbalı Belediyesi’nin Kararının Mali Etkileri Belediyeye ait taşınmazların trampa yoluyla değerlendirilmesi imkânı varken, kamu kaynakları kullanılarak kamulaştırma yapılmasının önerilmesi, mali disiplin ve verimlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Kamu kaynaklarının bu şekilde kullanımı, taşınmazın rayiç değerinden daha yüksek bir maliyet yaratma riski taşır. Bu durum, belediyenin diğer hizmetlerini aksatabilecek, kamu hizmetlerinin genel seviyesini olumsuz etkileyebilecektir.

3. İdare Hukuku Açısından Hukuki Değerlendirme

3.1. Kamulaştırmanın Gerekliliği ve Ölçülülük İlkesi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1. maddesi, kamulaştırmanın ancak kamu yararının varlığı hâlinde yapılabileceğini düzenler. Kamulaştırma yetkisinin kullanılmasında ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır. Bu ilkeye göre, kamu yararına ulaşmanın mümkün olduğu daha az maliyetli yollar mevcutsa kamulaştırma işlemi tercih edilmemelidir. Belediyeye ait taşınmazların trampa edilmesi seçeneği mevcutken, doğrudan kamu kaynaklarının kullanılması ölçülülük ilkesine aykırı bir işlem tesis edildiğini göstermektedir.

3.2. İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargı Denetimi Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. Bu çerçevede, belediyenin söz konusu kararı, kamu yararı ilkesine uygunluk ve ölçülülük açısından yargısal denetime açıktır. Danıştay kararlarında da vurgulandığı üzere, kamulaştırma işlemlerinde idarenin takdir yetkisi sınırsız değildir ve yargı organları ölçülülük ilkesine aykırı kararları iptal edebilir.

3.3. Kamu Zararı Oluşması Riski 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin (h) bendi ve 18. maddesinin (e) bendi, belediyelere taşınmaz mal edinme yetkisi verirken, bu yetkinin kamu yararına uygun şekilde kullanılması gerektiğini belirtir. Belediyenin kamu kaynaklarını kullanarak kamulaştırma yapması, gereksiz mali yük oluşturduğu durumlarda kamu zararı teşkil edebilir. Bu durum, Sayıştay denetimlerinde de sorgulanabilecek bir husustur.

4. Çözüm Önerileri

4.1. Trampa Yönteminin Tercih Edilmesi Belediyeye ait taşınmazların trampa yöntemiyle değerlendirilmesi, hem kamu kaynaklarının israfını önleyecek hem de kamulaştırma işlemini daha hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlandıracaktır. Bu yöntem, özellikle belediyenin taşınmaz envanterinin değerlendirilmesi açısından daha sürdürülebilir bir çözüm olacaktır.

4.2. Kamulaştırma Bedelinin Adil ve Hukuki Olması Eğer trampa yöntemi tercih edilmeyecekse, kamulaştırma bedelinin mülk sahiplerine rayiç değer üzerinden ve 2942 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde ödenmesi sağlanmalıdır. Bununla birlikte, gerekliliği ortaya koyan somut gerekçelerle işlem tesis edilmelidir.

4.3. Kamu Yararı Kararının Somut Gerekçelere Dayandırılması Belediyenin kamu yararı kararını, mevcut alternatifleri açıkça değerlendirerek somut gerekçelere dayandırması gereklidir. Aksi takdirde, işlem yargı denetiminde iptal edilme riski taşımaktadır.

5. Sonuç

Torbalı Belediyesi’nin, kamu kaynaklarını kullanarak kamulaştırma yapılmasını öngören kararı, Anayasa’nın ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ölçülülük ve kamu yararı ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabilir. Belediyeye ait taşınmazların trampa edilmesi gibi alternatifler mevcutken, doğrudan kamulaştırma yapılması gereksiz bir mali yük yaratacaktır. Bu durum, kamu kaynaklarının yanlış kullanılmasıyla sonuçlanabilir ve yargı denetimi kapsamında iptale konu olabilir. İdarenin, işlem tesisinde daha ölçülü ve kamu yararına uygun bir yaklaşım benimsemesi, hukuki ve mali açıdan daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page